O gece İkitelli’de işlerim uzayınca yorgunluğumu atmak için telefona bakmıştım. İkitelli Türbanlı Escort arayışım uzun sürmedi, birkaç mesaj sonra Türbanlı İkitelli Escort olarak tanıttı kendini. Sesindeki yumuşak ama net ton, hemen karar vermemi sağladı. Adresini verdi, İkitelli’de sakin bir sitede küçük bir daireydi. Kapıyı açtığında siyah türbanı başını tamamen sarmış, uzun pardösüsünün altından ince bir etek ve bluz seçiliyordu. Gözleri kara, dudakları dolgun, teni buğday. İçeri girer girmez kapıyı kilitledi, “Hoş geldin” dedi ve elimi tutup koltuğa çekti.
İkitelli Türbanlı Escort olduğunu bir kez daha hatırlattı bana, sonra da “Beni Türbanlı İkitelli Escort diye de arayabilirsin, fark etmez” diye gülümsedi. Pardösüsünü çıkardı. Altında siyah dantel bir sütyen ve aynı renkte bir külot vardı. Türbanını çıkarmadı, sadece uçlarını omuzlarına bıraktı. “Türbanım kalsın, senin için özel” dedi. Ellerimi beline koydum, derisi sıcacıktı. Öptüm onu. Dudakları yumuşak, dili hemen ağzıma girdi. Öpüşürken ellerim göğüslerine gitti, danteli yukarı sıyırdım. Meme uçları sertleşmişti. Avuçlarımla kavradım, parmak uçlarımla yokladım. O da benim pantolonumun fermuarını indirdi, elini içine soktu. Sertleşmiş aletimi tuttu, yavaşça sıvazladı.
Yatak odasına geçtik. Perdeleri çekti, sadece abajur ışığı kaldı. Beni yatağa yatırdı, üzerine çıktı. Türbanı yüzünü yarı yarıya kapatıyordu ama gözleri bana bakıyordu. Bluzunu çıkardı, sütyeni de. Göğüsleri dolgun, ucu koyu pembeydi. Eğilip birini ağzıma aldım, emdim, dilimle çevirdim. O inledi, kalçalarını benim üstümde sürttü. Külotunu kenara çektim, parmaklarımı arasına soktum. Islaktı, sıcak ve kaygandı. İki parmağımı yavaşça içeri kaydırdım, başparmağımla klitorisine bastım. O daha hızlı inlemeye başladı, “Daha sert” dedi. Parmaklarımı hızlandırdım, içini yokladım. Suları parmaklarımı ıslatıyordu.
Sonra o dizlerinin üstüne çöktü. Aletimi eline aldı, dilini ucuna sürttü. Yavaş yavaş ağzına aldı, derinlere kadar indirdi. Boğazının darlığını hissettim. Başını ileri geri götürürken türbanının kenarları yanaklarına sürtünüyordu. Ellerimi başının arkasına koydum, hafifçe bastırdım. O daha da derinlere aldı, tükürüğü aletimin üzerinden akıyordu. Zaman zaman çıkarıp dilini topuklarımdan köküne kadar gezdirdi, sonra tekrar ağzına aldı. “Sertleştin iyice” dedi arada. Ben de “Devam et” dedim. Daha hızlı emmeye başladı, eli de taşaklarımı okşuyordu. Neredeyse boşalacaktım ki durdu.
Ayağa kalktı, külotunu tamamen çıkardı. Bacaklarını açıp yatağa uzandı. Ben de üstüne çıktım. Aletimin ucunu amının girişine değdirdim, yavaşça içeri girdim. Sıcaklığı ve darlığı sardı beni. Ta köküne kadar soktum. O inledi, tırnaklarını sırtıma geçirdi. İlk hareketlerim yavaştı, her girişte kalçalarımı onun kalçalarına çarptırıyordum. Sonra hızlandım. Yatak gıcırdıyordu. Türbanı başından hiç çıkmıyordu, sadece terlemiş kenarları yapışmıştı. Göğüslerini avuçladım, sıkıp bıraktım. O bacaklarını belime doladı, “Daha derin” diye fısıldadı. Bütün gücümle vurmaya başladım. Her darbede amı sımsıkı sarıyordu beni.
Bir süre böyle gittikten sonra pozisyon değiştirdik. O diz çöküp kalçasını kaldırdı. Arkadan girdim. Ellerimle kalçalarını tuttum, parmak izlerim kaldı. Bu açıdan daha da derine giriyordum. Her itişte göğüsleri sallanıyordu, türbanının uçları sırtına dökülmüştü. Elini öne uzatıp klitorisini ovalıyordu. “Boşalacağım” dedi. Ben de hızımı artırdım. Aniden kasıldı, amı ritmik olarak sıkıp bıraktı. Suları aletimin üzerine aktı. Ben de dayanamadım, içine boşaldım. Sıcak sıvım dolup taştı, dışarı sızdı.
Bir süre yan yana yattık. O aletimi eline aldı, yavaşça okşadı. Yeniden sertleşmeye başladı. “Bir daha istiyorum” dedi. Bu sefer o üstüme çıktı. Aletimi tutup yavaşça üzerine oturdu. Kalçalarını döndürerek hareket etti. Göğüslerini tuttum, meme uçlarını sıkıp çektim. O başını geriye attı, türbanı biraz kaydı ama hemen düzeltti. Daha hızlı zıplamaya başladı. Amı her inişte aletimi yutuyordu. Ellerini göğsüme koydu, tırnaklarını batırdı. “Sik beni” diye bağırdı. Ben de kalçalarımı yukarı kaldırarak ona karşılık verdim. Bu tempo uzun sürdü. Sonunda o tekrar boşaldı, titreyerek üzerine yığıldı. Ben de ikinci kez boşaldım, bu sefer karınına.
Duşa girdik. Sıcak suyun altında öpüştük. Ellerim vücudunu gezdi, bacaklarının arasını ovdum. O da aletimi sabunlayıp sıvazladı. Duvarın dibinde, ayaktayken yine girdim. Bacağını kaldırdım, tek ayak üzerinde dengede dururken siktim. Su şırıltısı inlemelerini bastırıyordu. Türbanı ıslanmıştı, yüzüne yapışmıştı ama çıkarmadı. Bu sefer daha yavaş, daha uzun sürdük. Her itişte kalçası duvara çarpıyordu. Sonunda ikimiz de bitkin düştük.
Yatağa döndük. O yanıma uzandı, başını göğsüme koydu. Türbanı hâlâ başındaydı. Parmaklarımla saçlarının altından çıkan telleri okşadım. “İkitelli’de böyle bir gece beklemiyordum” dedim. O güldü. Bir süre sessiz kaldık. Sonra eli yine aletime gitti. Üçüncü kez sertleştirdi. Bu sefer yan yatarak, bacak bacak üstüne attık. Yavaş yavaş girdim. Bu pozisyonda göz göze bakabiliyorduk. Dudaklarını öptüm, dilini emdim. Hareketlerimiz ahenkliydi. Zaman zaman durup sadece içimde kalıyordum, sonra yeniden başlıyordum. O “Böyle devam et” diyordu. Saatler geçti. Dördüncü boşalmamızda ikimiz de tamamen tükenmiştik.
Sabaha karşı yine uyanık kaldık. O ağızdan başladı. Aletimi yalayıp emdi, ta ki tekrar sertleşene kadar. Sonra bacaklarını omuzlarıma koydu, derin bir şekilde girdim. Bu sefer daha vahşiydik. Her darbe yatak başlığına vuruyordu. O tırnaklarını sırtıma geçirdi, iz bıraktı. “Daha sert, daha sert” diye bağırıyordu. Ben de bütün gücümle vurdum. Amı ıslak ıslaktı, her girişte şap şap sesi geliyordu. Sonunda o yüksek sesle inledi, kasıldı. Ben de son damlaları içine boşalttım.
Güneş doğarken hâlâ yan yanaydık. O türbanını düzeltirken gülümsedi. “Bir daha gel” dedi. Ben de “Kesin” dedim. Kalkıp giyindik. Pardösüsünü giydi, türbanını sıkıca bağladı. Kapıda öptük. Dışarı çıktığımda İkitelli’nin sabah serinliği yüzüme çarptı. O geceyi her ayrıntısıyla hatırlıyorum: türbanın altındaki ter, amının sıcaklığı, göğüslerinin ağırlığı, inlemeleri, boşalma anları… Hepsi hâlâ tenimde.
Ertesi hafta yine aradım. Aynı daireye gittim. Kapıyı açar açmaz üzerime atladı. Bu sefer kırmızı bir türban vardı başında. Pardösüsünün altında hiçbir şey yoktu. Direkt yatağa götürdü. Diz çöktüm, amını yaladım. Dilimle araladım, klitorisini emdim, içine dilimi soktum. O bacaklarını açtı, elleriyle başımı bastırdı. “Yala, yala” diyordu. Suları yüzümü ıslattı. Sonra ayağa kalktım, onu duvara yasladım. Bacaklarını kaldırıp girdim. Ayaktayken sertçe siktim. Her itişte sırtı duvara çarpıyordu. Göğüslerini emdim, ısırdım. O “İçime boşal” diye bağırdı. Boşaldım.
Sonra yatağa geçtik. O üstüme bindi, ters oturdu. Kalçalarını sallarken amını yaladım. Bu pozisyonda hem yalıyor hem de parmaklarımı sokuyordum. O aletimi emiyordu aynı anda. Karşılıklı zevk uzundu. Sonunda o öne doğru eğildi, aletimi tutup üzerine oturdu. Yavaş yavaş indi, sonra hızlandı. Ellerimle kalçalarını tuttum, yukarı aşağı hareket ettirdim. Türbanı öne düşmüştü, yüzünü yarı yarıya kapatıyordu. Gözleri yarı kapalı, ağzı açık inliyordu. “Sikiyorum seni” dedim. O “Sik, sik” diye cevap verdi. Uzun süre böyle gitti. İkimiz de birkaç kez boşaldık.
Gece boyunca ara vermeden devam ettik. Mutfakta masanın üstünde, koltukta, yerde… Her yerde. Bir ara onu kollarımdan tutup kaldırdım, havada siktim. Bacakları belime dolanmıştı, türbanı darmadağındı ama çıkarmadı. Her pozisyonda o türbanı oradaydı. Sabah olduğunda vücudumuz ter ve ıslaklık içindeydi. Duşta yine birbirimizi temizlerken yeniden sertleştik. Duşakabin içinde, suyun altında son bir kez girdim. Yavaş, derin, uzun. O duvara yaslanmış, bacaklarını açmış, “Son kez” diyordu. Boşaldıktan sonra sarıldık.
O günden sonra her fırsatta İkitelli’ye gittim. Her seferinde farklı bir türban, farklı bir gece. Bazen sadece oral, bazen saatlerce süren birleşmeler. Bir keresinde gözlerimi bağladı, türbanıyla. Ellerimi de bağladı. Sonra aletimi emdi, amını yalattı, üzerine oturdu. Kontrol tamamen onda oldu. Ben sadece hissettim. Başka bir gece ise o bağlandı. Kollarını başının üstünde tuttum, bacaklarını açtım, saatlerce siktim. Her boşalışında daha da ıslandı.
Bir gece özellikle uzun sürdü. Akşam yedide başladık, sabah dörde kadar ara vermedik. Önce yavaş yavaş soyunduk. Ben onu öptüm, her yerini yaladım. Boyun, köprücük kemikleri, göğüsler, karın, bacak içleri… Amına geldiğimde dilimle saatlerce oynadım. O kıvranıyordu. Sonra aletimi ağzına verdi. Derinlere kadar aldı, tükürükler aktı. Sonra yatağa uzandık. Missionary’de başladık, sonra doggy, sonra cowgirl, sonra spooning… Her pozisyonda en az bir kez boşaldık. Arada dinlenirken o aletimi eliyle, ağzıyla yeniden kaldırıyordu. Türbanı terden yapışmıştı, yüzüne yapışan telleri parmaklarımla düzeltiyordum. Her boşalmada “İçime” diyordu. Ve ben de öyle yaptım.
Bazen sadece konuşuyorduk. Ama konuşmalar bile erotikti. Bana neler istediğini anlatıyordu. “Bugün seni boğazıma kadar alacağım”, “Amımı parçala”, “Göğüslerime boşal”… Ve hepsini yaptık. Bir keresinde göğüslerinin arasına koydum aletimi, sıkıp sıvazladı. Ucu ağzına geliyordu, dilini uzatıp yalıyordu. Sonra boğazına kadar aldı. Başka bir gece ise sadece parmaklarla. Üç parmağımı soktum, bükerek hareket ettirdim. Klitorisini de ovdum. O titreyerek boşaldı, suları aktı.
İkitelli’nin o sakin sitesinde, o küçük dairede geçen her an hâlâ aklımda. Türbanlı haliyle soyunurken, aletimi emerken, amına alırken, boşalırken… Her detay canlı. Göğüslerinin ağırlığı avuçlarımda, amının sıcaklığı aletimde, inlemeleri kulağımda. Bazen gündüz de gittim. Güneş ışığı perde aralığından süzülürken, türbanı başında, bacakları açık, beni beklerken… Hemen üzerime atılıyordum. Kısa ama yoğun saatler oluyordu. Bir öğleden sonra üç kez boşaldık. Her seferinde o “Bir daha” diyordu.
Bir gece özellikle vahşi geçti. Kapıyı açar açmaz yakamı tuttu, duvara yasladı. Öptü, ısırdı. Pantolonumu indirdi, diz çöküp aletimi ağzına aldı. Sertçe emdi. Sonra ayağa kalktı, eteklerini kaldırdı, külotsuzdu. Bacağını kaldırdı, ayaktayken girdim. Duvara çarpa çarpa siktim. Sonra yatağa attım, ters çevirdim, arkadan girdim. Saçlarını –türbanın altından çıkanları– tuttum, çektim. O “Daha sert” diye bağırıyordu. Ellerimle kalçalarını tokatladım. Kızardı. Amı her darbede şapırdıyordu. Boşaldıktan sonra hemen döndü, aletimi emdi, temizledi. Yeniden sertleştirdi. Bu sefer o üstteydi, zıplıyordu. Göğüslerini sallıyordu. Ben de alttan vuruyordum. Saatlerce sürdü.
Sabahları ayrılırken hep aynı şey oluyordu. Kapıda son bir öpücük, son bir dokunuş. Pardösüsünü giyerken, türbanını düzeltirken bana bakıyordu. “Yine gel” diyordu. Ve ben yine geliyordum. Her seferinde daha fazla detay ekleniyordu. Bir keresinde mum yaktık. Sıcak damlaları göğüslerine, karnına düşürdüm. O inledi. Sonra aletimi mumla yağlayıp yavaşça soktum. Başka bir gece ise buz kullandık. Buz parçalarını amına sürdürüm, sonra dilimle erittim. Soğuk ve sıcak karışımı onu delirtmişti.
Bazen sadece onu izliyordum. Türbanını çıkarmadan, sadece göğüslerini açıp, bacaklarını açıp kendini parmaklıyordu. Ben karşısında oturmuş, aletimi sıvazlıyordum. O “İzle” diyordu. Parmaklarını sokuyor, çıkarıyor, sularını gösteriyordu. Sonra bana doğru geliyor, aletimi yalıyordu. Bu oyunlar uzun sürüyordu. Sonunda ikimiz de dayanamaz, birleşiyorduk.
O dairedeki her köşe bizimle doluydu. Mutfak tezgâhında, banyoda, koltukta, yerde, hatta balkon kapısının önünde… Bir gece balkona çıktık, gece karanlığında, sessizce. O korkuluklara yaslandı, ben arkadan girdim. Şehir ışıkları uzakta parıldarken, sadece nefeslerimiz ve inlemelerimiz vardı. Türbanı rüzgârda uçuşuyordu. O anı hiç unutmuyorum.
Günler haftalara, haftalar aylara döndü. Her buluşmamız bir öncekinden daha yoğundu. Bazen sadece oral ile yetiniyorduk, saatlerce. O aletimi emerken, ben amını yalarken… Karşılıklı. Bazen de hiç konuşmadan, sadece bedenlerimizle. Bir gece hiç ışık yakmadık. Karanlıkta birbirimizi bulduk. Eller, ağızlar, am, alet… Her şey dokunarak. Türbanını hissettim parmaklarımda, ıslak amını, sert meme uçlarını. Karanlıkta boşalmak bambaşkaydı.
Son buluşmamızda ise her şeyi denedik. Önce yavaş bir masaj. Yağlarla vücudunu ovdum. Sonra dilimle her yerini yaladım. Amını uzun uzun emdim, parmakladım. Sonra aletimi boğazına kadar aldı. Sonra her pozisyonu sırayla yaptık. Missionary, doggy, cowgirl, reverse cowgirl, standing, sitting, side… Her birinde en az bir boşalma. Arada dinlenirken o hikâyeler anlatıyordu, ne istediğini. Ben de uyguluyordum. Sabaha karşı ikimiz de bitmiştik. Ter, ıslaklık, yorgunluk… Ama tatmin. Kapıda vedalaşırken “Bu geceyi unutma” dedi. Unutmadım.
Hâlâ bazen gözlerimi kapattığımda o türbanı, o gözleri, o amın sıcaklığını, o inlemeleri hatırlıyorum. İkitelli’deki o daire, o geceler, o beden… Hepsi gerçek, hepsi yaşandı. Her detayıyla.
Geçen salı akşamı işten çıktıktan sonra telefonuma Bahçeşehir Escort diye yazıp arama yaptım, çünkü o gün hiç kimseyle olmak istemiyo...
Başakşehir’in gece ışıkları altında yürürken cebimdeki telefon titredi. Az önce Başakşehir Escort diye arattığım listeden bir n...
Anadolu Yakası escort arayışım o akşam iyice dayanılmaz hale gelmişti. Telefonumda gece yarısını geçmiş saatlerde kaydırdığım ilanlar...
Bahçelievler’in gece ışıkları altında yürürken cebimdeki numara aklımı kurcalıyordu. Bahçelievler Escort diye aradığım kadın te...
Bayrampaşa’nın gürültülü caddelerinde otobüsten indiğimde aklımda yalnızca Bayrampaşa Escort vardı. Akşamüstü trafiği yoğunlaşm...
Adalar Escort arayışım o yazın en ateşli günlerinde başlamıştı. İstanbul’un boğucu sıcağından kaçmak için Büyükada’ya git...
Alemdağ Escort arayışım o yağmurlu sonbahar akşamında başladı. İstanbul’un Avrupa yakasından Anadolu’ya geçip Ale...
Balat’ın dar ve taşlı sokaklarında yürürken aklımda tek bir şey vardı: Balat Escort. Akşamüstü güneş balıkçı teknelerinin üzeri...
Dün akşam Bebek Escort arayışındaydım ve telefonumda Escort Bebek ilanlarını tek tek incelerken içimden bir ses bana...
Bahariye Escort arayışım o gece hiç aklımdan çıkmıyordu. Kadıköy’ün dar sokaklarında yürürken telefonumda daha önce kaydettiğim...