Dün akşamüstü Bomonti’nin dar sokaklarında dolaşırken aklımda tek bir şey vardı: Bomonti Türbanlı Escort. Telefonumda kayıtlı numarayı çevirdim, sesi ilk duyduğum anda bile içimde bir kıpırtı oluştu. Randevuyu hemen o gece için ayarladık. Kapıyı açtığında karşımda siyah türbanı sıkıca bağlanmış, gözleri kara kalemle çizilmiş, dudakları doğal pembe bir kadın duruyordu. Türbanlı Escort Bomonti diye bilinen bu kadın, ilanlarda yazdığı her kelimeyi fazlasıyla hak ediyordu. İçeri adım attığım anda odanın loş sarı ışığı yüzümüze vurdu ve o an her şey başladı.
İlk bakışta Bomonti Türbanlı Escort’un üzerinde dar bir siyah elbise, ayaklarında ince topuklar vardı. Türbanlı Escort Bomonti olduğunu bir kez daha fısıldayarak doğruladıktan sonra elimi tuttu ve içeri çekti. Kapı kapanır kapanmaz elbisesinin fermuarını indirdim, omuzlarından kaydırdım. Türbanı hâlâ başındaydı, saçlarının sadece birkaç teli yanaklarına düşmüştü. Bu görüntü beni çıldırtıyordu. Göğüslerini avuçlarımın içine aldım, uçları çoktan sertleşmişti. Ağzımı bir memesine yapıştırdım, dilimle emmeye başladım. Diğer elimle etekini yukarı sıyırdım, altındaki dantelli külot çoktan sırılsıklamdı. Parmaklarımı içeri soktum, sıcacık ve kaygan duvarlar beni hemen kavradı.
Onu yatağın kenarına oturttum, diz çöktüm. Külodunu indirdim, bacaklarını omuzlarıma aldım. Amını dilimle yaladım, yavaş yavaş, her kıvrımı ezberleyerek. Klitorisini emdim, parmaklarımı iki tane birden içeri kaydırdım. Belini büktü, elleri başımın üstüne geldi, saçlarımı kavradı. “Daha sert yala” diye fısıldadı. Tempo arttı, dilim ve parmaklarım birlikte çalışıyordu. Birkaç dakika içinde bacakları titremeye başladı, amı kasıldı ve boşaldı. Suları dilime aktı, hepsini yuttum.
Ayağa kalktım, pantolonumu indirdim. Sikim dimdikti, damarları kabarmıştı. O da hemen dizlerinin üstüne çöktü. Türbanını düzeltmeden ağzını açtı, dilini sikimin altına koydu ve yavaşça emmeye başladı. Başını öne doğru ittim, boğazına kadar aldı. Gözleri sulandı ama bırakmadı. Tükürüğü çenesinden akıyor, eli de aynı anda taşaklarımı okşuyordu. Bir süre boğazını sikimle doldurdum, sonra çıkardım. Tükürük iplikleri dudaklarından sarkıyordu.
Onu sırtüstü yatırdım, bacaklarını geniş açtım. Sikimi amının girişine dayadım, yavaşça içeri gömdüm. Her santiminde duvarları beni emiyordu. Tamamen girdikten sonra bir süre kıpırdamadan kaldım, sadece nabzını hissettim. Sonra derin ve sert vuruşlara başladım. Her girişimde inliyordu, tırnakları sırtıma batıyordu. Göğüslerini avuçladım, uçlarını çimdikledim. Yatak gıcırdıyor, tenlerimiz şapırdıyordu. Amı her seferinde daha fazla su salıyordu.
Pozisyon değiştirdim. Yüzüstü çevirdim, kalçalarını kaldırdım. Arkadan girdim, bu sefer daha derin. Ellerimle kalçalarını kavradım, parmak izleri bıraktım. Bir elimi öne uzatıp klitorisini ovdum. Tempo iyice yükseldi. “İçime boşal” diye yalvardı. Son birkaç sert vuruşla derinlere boşaldım. Sıcak dölümün her damlasını içine aldığını hissettim. Amı kasılarak sikimi sıktı, o da aynı anda orgazm oldu.
Bir süre yan yana nefeslendik. Sonra o tekrar kalktı, sikimi ağzına aldı. Hâlâ yarı sert olan sikimi temizledi, dilini her yerine gezdirdi. Birkaç dakika içinde yeniden dimdik oldum. Bu sefer üstüne bindi. Türbanı başında, saçları omuzlarına dökülmüş halde sikimi amına oturttu. Yavaş yavaş inip kalkmaya başladı. Ellerini göğsüme koydu, kalçalarını öne arkaya savurdu. Göğüsleri her hareketinde sallanıyordu. Ben de kalçalarını tuttum, onu daha sert indirmeye zorladım. Amı her inişte sikimi yutuyordu.
Bir süre sonra onu ters çevirdim, sırtı bana dönük şekilde oturttu. Bu pozisyonda hem derin hem de klitorisine rahatça ulaşabiliyordum. Parmaklarımla ovdum, aynı anda yavaş yavaş soktum. İnlemeleri daha boğuk çıktı. Tempo arttı, ter damlaları sırtından aşağı aktı. Sonunda ikimiz de aynı anda boşaldık. Dölüm tekrar içine aktı, fazlası bacaklarından süzüldü.
Dinlenirken elini sikime götürdü, yavaşça sıvazladı. “Bir tur daha” dedi. Bu sefer koltuğa geçtik. Ben oturdum, o diz çöktü. Ağzıyla ve eliyle uzun uzun çalıştı. Dilini damarların üzerinde gezdirdi, başını emdi, boğazına kadar aldı. Tükürük akıyor, sesler ıslaktı. Ellerimi başının iki yanına koydum, yavaşça daha derine ittim. Gözleri yaşardı ama emmeye devam etti. Bir süre sonra ayağa kalktı, bana sırtını döndü, kalçalarını açtı ve kendi elleriyle amını araladı. “Gir” dedi.
Ayakta, arkadan girdim. Bir elimle belini tuttum, diğer elimle göğsünü kavradım. Her vuruşta türbanı sallanıyordu. Duvara yasladım, daha sert soktum. İnlemeleri duvarlara çarpıyordu. Amı yine ıslandı, suları bacaklarından aşağı aktı. Bir elimi öne uzatıp klitorisini ovdum, o da elini benimkine koydu, birlikte hızlandırdık. Sonunda ikimiz de boşaldık. Dölüm tekrar içine aktı.
Yere çöktük. O hâlâ türbanlıydı, saçları dağılmış, makyajı bozulmuş, dudakları şişmişti. Elleriyle sikimi tuttu, kalan dölü diline aldı, yuttu. Sonra yanımda uzandı. Bir süre sessizce kaldık. Sonra tekrar kalktı, bana su getirdi. İçerken göz göze geldik. O an yeniden sertleştim. Gülümseyerek elini sikime götürdü.
Bu sefer daha yavaş başladık. Öpüştük, dilimiz birbirine dolandı. Ellerim her yerini gezdi. Onu yan yatırdım, bacağını yukarı kaldırdım ve yandan girdim. Bu pozisyonda hem derin hem de klitorisine rahatça ulaşabiliyordum. Parmaklarımla ovdum, aynı anda yavaş yavaş soktum. İnlemeleri fısıltıya dönüşmüştü. Bir süre böyle devam ettik. Sonra onu üstüme aldım, bu sefer ters oturttu. Kalçaları yüzüme dönüktü, amını dilimle yalarken o da sikimi emiyordu. İkimiz de birbirimizi yalıyor, emiyor, parmaklıyorduk. Suları yüzüme aktı, ben de dilimle her damlasını yuttum.
Sonra tekrar düz pozisyona geçtik. Bacaklarını omuzlarıma aldım, dizlerini göğsüne doğru bastırdım ve olabildiğince derin girdim. Her vuruşta nefesini kesiyordum. Gözleri dolmuştu, ama zevkten. “Daha sert, daha derin” diye tekrarladı. İsteklerini yerine getirdim. Yatak artık tamamen ıslanmıştı. Terimiz birbirine karışmıştı. Son bir hızlanmayla ikimiz de boşaldık. Bu sefer dölüm o kadar çoktu ki amından taştı, çarşafa yayıldı.
Hâlâ doymamıştık. O ayağa kalktı, banyoya götürdü beni. Duşun altında türbanını çıkardı, saçlarını tamamen serbest bıraktı. Sıcak suyun altında öpüştük, ellerimiz her yerimizi gezdi. Duvara yasladım, bacağını kaldırdım ve ayakta girdim. Su akarken sikim amına girip çıkıyordu. Sesler suyun sesine karıştı. Göğüslerini avuçladım, uçlarını sıkıştırdım. Tempo arttı, duşakabin titreşiyordu. Sonunda yine boşaldık, dölüm suyla birlikte ayaklarından aşağı aktı.
Odaya döndük, havlulara sarındık ama uzun sürmedi. Havlular yere düştü. Onu koltuğa oturttum, diz çöktüm ve amını tekrar dilimle yaladım. Bu sefer daha yavaş, daha detaylı. İç dudaklarını ayırdım, dilimi içeri soktum, klitorisini emdim. Parmaklarımı da ekledim, üç parmak birden. Belini büktü, kalçalarını yüzüme bastırdı. Boşaldığında bacakları omuzlarıma kilitlendi, suları yüzümü kapladı.
Sikim yine dimdikti. Onu kucağıma aldım, sikimi amına oturttum ve ayağa kalktım. Ayakta, onu havada tutarak soktum. Kolları boynuma dolanmıştı, bacakları belime kilitlenmişti. Her vuruşta inliyordu, saçları yüzüme çarpıyordu. Bu pozisyonda uzun süre kaldık. Kollarım yorulana kadar. Sonra yatağa bıraktım, arkasından girdim. Bu sefer bir parmağımı götüne de soktum. İki deliği birden doldurdum. İnlemeleri daha yüksek çıktı. “İkisini de doldur” dedi. İsteklerini yerine getirdim. Parmaklarım götünde hareket ederken sikim amında gidip geliyordu. Bir süre sonra parmağımı çıkardım, sikimi yavaşça götüne doğru kaydırdım. İlk başta direndi, sonra gevşedi. Yavaş yavaş girdim. Sıcaktı, çok dardı. Tamamen girdikten sonra hareketsiz kaldım. O da nefes almaya çalışıyordu. Sonra yavaş hareketlere başladım. Her girişimde inliyordu, ama zevkten. Bir elimi öne uzatıp klitorisini ovdum. Tempo yavaş yavaş arttı. Sonunda ikimiz de boşaldık. Dölüm götünün içindeydi bu sefer.
Yere yığıldık. Nefes nefese. O hâlâ türbanını yeniden bağlamaya çalışıyordu ama elleri titriyordu. Ben de yanına uzandım, elimi göğsüne koydum. Kalbi hızla atıyordu. Bir süre sonra tekrar elini sikime götürdü. “Son bir kez” dedi. Bu sefer sadece ellerimizle. Ben onun amını, o benim sikimi. Yavaş yavaş, bakışarak. Birbirimizi izleyerek boşaldık. Suları ve dölümüz parmaklarımızdan aktı.
Akşamın ilerleyen saatlerinde hâlâ odadaydık. Arada dinlenip tekrar başlıyorduk. Her seferinde farklı bir pozisyon, farklı bir yoğunluk. Bazen sadece öpüşerek, bazen sadece bakışarak, bazen de en sert şekilde. Türbanı bazen başındaydı, bazen tamamen çıkmıştı. Saçları dağılmış, makyajı bozulmuş, bedeni ter ve dölle kaplanmıştı. Ben de aynı şekildeydim.
Gece yarısını geçtiğimizde artık ikimiz de tükenmiştik. Yan yana uzanmış, nefeslerimiz yavaş yavaş düzelirken hâlâ birbirimize dokunuyorduk. Parmaklarım onun ıslak amında geziniyor, onun eli de yarı sert sikimde. Konuşmuyorduk. Sadece hissediyorduk. Bomonti’nin o loş dairesinde, türbanlı bir kadının bedeninde kaybolmuştum. Her dokunuş, her inleme, her boşalış hâlâ tenimdeydi.
Sabaha karşı bir kez daha kalktık. Bu sefer çok yavaş, çok uzun. Öpüşerek başladık, dilimiz birbirine dolandı. Ellerim her yerini ezberledi. Onu sırtüstü yatırdım, bacaklarını açtım ve dilimle uzun uzun yaladım. Sonra girdim, yavaş yavaş, her santimini hissederek. Göz göze. İnlemeleri fısıltıya dönüşmüştü. Son boşalışımız en uzun olanıydı. Bedenlerimiz kilitlendi, kasılmalar dakikalarca sürdü. Dölüm tekrar içine aktı, bu sefer daha derinlere.
Sonunda gerçekten bittik. Yan yana uzandık. O türbanını düzgün bağladı, saçlarını topladı. Ben de giyinmeye başladım. Ama ayrılırken kapıda bir kez daha öpüştük. Elleri sikime gitti, son bir sıvazlama. “Tekrar gel” dedi. Ben de başımı salladım.
Kapıyı kapatıp Bomonti’nin sokaklarına çıktığımda hâlâ onun kokusu üzerimdeydi. Türbanının izi, amının ıslaklığı, inlemeleri… Her şey aklımdaydı. O geceyi unutmak imkânsızdı. Bomonti’nin o sakin mahallesinde, türbanlı bir kadının bedeninde yaşadığım her saniye hâlâ tenimde yanıyordu. Tekrar arayacağımı biliyordum. Çünkü bir kez tattıktan sonra bırakmak mümkün değildi.
O günden sonra her fırsatta aynı numarayı çevirdim. Bazen öğlen, bazen gece yarısı. Her seferinde aynı daire, aynı loş ışık, aynı türban. Ama her seferinde farklı bir yoğunluk. Bazen sadece oral, bazen saatlerce süren bir maraton. Bir keresinde pencerenin kenarında, perdeler yarı açık, dışarıdaki sessiz sokağa bakarak siktim. Bir keresinde mutfakta, tezgâhın üstünde. Bir keresinde banyoda, küvetin içinde. Her yerde, her pozisyonda. Türbanı bazen başında, bazen elimde, bazen yere düşmüş. Saçları her seferinde biraz daha dağınık, inlemeleri biraz daha yüksek.
Bir gece özellikle uzun sürdü. Akşam yedide başladık, sabah dörde kadar ara vermeden devam ettik. Arada sadece su içtik, biraz nefes aldık. Geri kalan her saniye ten teneydi. Ağzım amında, onun ağzı sikimde, parmaklarımız her delikte. Boşaldıkça tekrar sertleşiyor, tekrar başlıyorduk. O gece kaç kez boşaldığımı sayamadım. O da öyle. Amı şişmiş, götü kızarmış, dudakları yara olmuştu ama bırakmıyordu. “Daha” diyordu her seferinde.
Sabah ışıkları sızmaya başladığında son kez girdim. Bu sefer yüzüstü, yastığa gömmüş yüzünü, kalçaları havada. Yavaş yavaş, derinden. Her vuruşta yastığa boğuk inlemeler bırakıyordu. Ellerim belinde, parmak izleri bırakarak. Son boşalışımda o kadar derine gittim ki, dölümün her damlasını içine bıraktım. Sonra yanına uzandım, türbanını düzeltmesine yardım ettim. Saçlarını topladım, bağladım. O da elini sikime götürdü, son bir kez nazikçe sıvazladı.
Kapıdan çıkarken arkamdan baktı. Türbanı düzgün, elbisesi giyinmiş ama gözlerindeki o bakış hâlâ aynıydı. “Yarın da gel” dedi. Ben de gülümsedim. Bomonti’nin o sakin sokaklarında yürürken, hâlâ onun amının sıcaklığını, türbanının kenarından sızan saçlarını, inlemelerini hissediyordum. Bu bir kez daha tekrarlanacaktı. Ve her seferinde daha derin, daha uzun, daha doyumsuz olacaktı.
O günden beri her hafta en az iki kez aynı dairede buluşuyoruz. Bazen sadece bir saat, bazen bütün gece. Her seferinde türbanı başında, gözleri o kara kalem çizgisiyle, dudakları hafif boyalı. Ama kapı kapanır kapanmaz her şey değişiyor. Elbiseler yere düşüyor, türban bazen başında kalıyor bazen çıkıyor, bedenler birbirine kenetleniyor. Amı her seferinde aynı sıcaklıkta, aynı darlıkta. Sikim her seferinde aynı sertlikte. İnlemeleri her seferinde biraz daha tanıdık, ama hiç eskimiyor.
Bir keresinde onu bağladım. Ellerini başının üstünde, türbanıyla. Gözlerini de kapattım. Sonra dilimle, parmaklarımla, sikimle saatlerce oynadım. Ne zaman boşalacağını bilmiyordu, ne zaman gireceğimi. Her dokunuşta irkiliyordu. Sonunda o kadar çok boşaldı ki bacakları titriyordu, konuşamıyordu. Ben de en sonunda içine boşaldım, sonra ağzına verdim, yutturdum.
Başka bir gece sadece onu tatmin ettim. Sikimi hiç sokmadan, sadece dilimle ve parmaklarımla. Üç, dört, beş orgazm. Amı şişmiş, suları çarşafı sırılsıklam etmişti. Sonunda yalvarır hale geldi. “Sok artık” dedi. Ben de soktum. Tek bir vuruşta boşaldı yine. Sonra ben de boşaldım.
Her buluşma bir öncekinden farklı. Bazen nazik, bazen sert. Bazen konuşarak, bazen tamamen sessiz. Ama her seferinde aynı şey var: türbanı, o bakışları, o ıslak amı ve benim doymak bilmeyen sikim. Bomonti’nin o dairesinde geçen her saniye, tenimde bir iz bırakıyor. Ve ben her seferinde daha fazla istiyorum.
Şimdi bile, bu satırları yazarken, onun kokusu burnumda. Türbanının kumaşı, amının tadı, inlemelerinin tınısı… Hepsi burada. Yarın yine arayacağım. Kapıyı açtığında yine aynı şekilde karşılayacak beni. Ve her şey kaldığı yerden devam edecek. Daha derin, daha ıslak, daha uzun. Çünkü bir kez Bomonti’de türbanlı bir kadının bedeninde kaybolduktan sonra, geri dönüşü olmuyor.
Başakşehir’in gece ışıkları altında yürürken cebimdeki telefon titredi. Az önce Başakşehir Escort diye arattığım listeden bir n...
Geçen salı akşamı işten çıktıktan sonra telefonuma Bahçeşehir Escort diye yazıp arama yaptım, çünkü o gün hiç kimseyle olmak istemiyo...
Anadolu Yakası escort arayışım o akşam iyice dayanılmaz hale gelmişti. Telefonumda gece yarısını geçmiş saatlerde kaydırdığım ilanlar...
Bayrampaşa’nın gürültülü caddelerinde otobüsten indiğimde aklımda yalnızca Bayrampaşa Escort vardı. Akşamüstü trafiği yoğunlaşm...
Alemdağ Escort arayışım o yağmurlu sonbahar akşamında başladı. İstanbul’un Avrupa yakasından Anadolu’ya geçip Ale...
Bahçelievler’in gece ışıkları altında yürürken cebimdeki numara aklımı kurcalıyordu. Bahçelievler Escort diye aradığım kadın te...
Balat’ın dar ve taşlı sokaklarında yürürken aklımda tek bir şey vardı: Balat Escort. Akşamüstü güneş balıkçı teknelerinin üzeri...
Adalar Escort arayışım o yazın en ateşli günlerinde başlamıştı. İstanbul’un boğucu sıcağından kaçmak için Büyükada’ya git...
Dün akşam Bebek Escort arayışındaydım ve telefonumda Escort Bebek ilanlarını tek tek incelerken içimden bir ses bana...
Bahariye Escort arayışım o gece hiç aklımdan çıkmıyordu. Kadıköy’ün dar sokaklarında yürürken telefonumda daha önce kaydettiğim...