Beşiktaş Türbanlı Escort ile tanışmam o gece hiç planladığım gibi olmadı. İşten çıkmış, Beşiktaş’ta sahile doğru yürürken telefonumda sürekli aynı ilanlar çıkıyordu. Biraz dolaştıktan sonra karar verdim ve aradım. Sesinde hem yumuşak hem de net bir tını vardı. Adresini verdi, Beşiktaş’ın arka sokaklarından birinde, eski bir apartmanın üçüncü katıydı. Kapıyı açtığında başında siyah bir türban, üzerinde ise dar bir elbise vardı. Gözleri beni süzdü, gülümsedi ve içeri buyur etti. O an aklımdan geçen tek şey, Beşiktaş Türbanlı Escort’un gerçekten de vaat ettiği gibi olduğunu fark etmemdi.
Türbanlı Escort Beşiktaş diye aratınca çıkan fotoğraflar yalan söylemiyordu. İçeri girdiğimde kapıyı kilitledi, anahtarı masanın üzerine bıraktı. Oturma odası loş, perdeler çekilmiş, sadece bir abajur yanıyordu. Bana çay ikram etti, elindeki fincanı tutuşu bile dikkatimi çekti. Türbanı boynuna dolanmış, boğazını kısmen kapatıyordu ama dudakları boyasız, dolgun ve nemliydi. “Ne kadar kalacaksın?” diye sordum. “Sen söyle,” dedi. Cüzdanımdan parayı çıkarıp masaya koydum. O parayı saymadan cebine attı, sonra ayağa kalktı ve yavaşça elbisesinin fermuarını indirdi. Türbanı hâlâ başındaydı. Bunu özellikle istemiştim.
Elbise yere düştü. Altında siyah dantel bir sütyen ve aynı renkte bir külot vardı. Vücudu dolgun, kalçaları geniş, bel kısmı inceydi. Göğüsleri sütyenin içinden taşacak gibi duruyordu. Bana yaklaştı, dizlerimin arasına çöktü. Elleri pantolonumun kemerine gitti. Açtı, fermuarı indirdi, boxerımı aşağı çekti. Yarı sert olan sikimi eline aldı, avuç içiyle sıvazladı. “Büyükmüşsün,” dedi kısık sesle. Sonra dilini ucuna değdirdi. Yavaş yavaş yaladı, başını öne eğerek ağzına aldı. Türbanı yana kaymış, saçlarının bir kısmı görünmüştü ama çıkarmadı. Dudakları sikimin etrafını sıkıca kavradı, ileri geri hareket ettirdi. Boğazına kadar indirmeye çalıştı, gözleri sulandı ama bırakmadı. Ben de saçına uzanmak istedim ama türbanın üzerinden tuttum. Başını yavaşça ileri ittim. O da direnmeden aldı.
Bir süre böyle devam etti. Tükürüğü sikimin üzerinde parlıyordu. Ara sıra çıkarıp dilini alt tarafından yukarı doğru gezdirdi, sonra tekrar ağzına aldı. Elleriyle taşaklarımı okşuyordu. Ben de giderek sertleşiyordum. “Kalk,” dedim. Ayağa kalktı. Onu yatağa doğru yönlendirdim. Yatağın kenarına oturttu, sütyenini çıkardım. Göğüsleri serbest kaldı. Uçları koyu renkli ve dikti. Avuçlarımla kavradım, parmaklarımla uçlarını sıkıştırdım. Eğildim, birini ağzıma aldım, dilimle döndürdüm. O da başını geriye atmış, hafif inliyordu. Diğer elimi külotunun içine soktum. Islaktı. İki parmağımı yavaşça içine soktum, ileri geri hareket ettirdim. “Daha sert,” dedi. Parmaklarımı hızlandırdım, başparmağımla klitorisine bastırdım.
Külotu tamamen çıkardım. Bacaklarını açtı. Amının dudakları şişmiş, ortası parlıyordu. Diz çöktüm, dilimi yavaşça yaladım. Tadını aldım, biraz ekşi biraz tatlı. Klitorisini dudaklarımın arasına alıp emdim. O da bacaklarını omuzlarıma doladı, kalçalarını kaldırarak yüzüme bastırdı. Dilimi içeri soktum, in çık yaptım. Parmaklarımı da ekledim, iki parmakla sikmeye başladım. O sırada inlemeleri yükseliyordu. “Durma,” diye fısıldadı. Daha hızlı dilledim, parmaklarımı kıvırarak içeride gezdirdim. Bir süre sonra bacakları titremeye başladı. “Geliyorum,” dedi ve boşaldı. Suları yüzüme aktı, ben de yalamaya devam ettim.
Hâlâ türbanı başındaydı. Bunu özellikle istiyordum. Ayağa kalktım, onu yatağın ortasına yatırdım. Bacaklarını ayırdım, sikimi amının girişine dayadım. Yavaşça içeri girdim. Sıcacıktı, daralıyordu. Tamamen girdikten sonra bir süre öyle kaldım, sonra yavaş yavaş sikmeye başladım. Her girişte kalçalarıma çarpıyordu. Ellerimi göğüslerine koydum, sıkarak siktim. O da tırnaklarını sırtıma geçirdi. Tempo arttıkça inlemeleri odada yankılanmaya başladı. “Daha sert sik,” dedi. Ben de hızlandım, sert sert vurmaya başladım. Yatak gıcırdıyordu. Türbanı boynuna dolanmış, yüzü terlemişti. Gözlerini bana dikmiş, dudaklarını ısırmıştı.
Bir ara onu ters çevirdim. Dizlerini altına aldı, kalçalarını kaldırdı. Arkadan girdim. Bu pozisyonda daha derine iniyordum. Ellerimle kalçalarını kavradım, parmak izlerim kaldı. Her vuruşta etleri titriyordu. Bir elimi öne uzatıp klitorisine bastırdım. O da inleyerek geriye doğru itti. “Böyle devam et,” dedi. Sikim amının içinde kaybolup çıkıyordu. Islak sesler doluyordu odaya. Ter kokusu, am kokusu karışmıştı. Bir süre böyle siktim. Sonra onu yan yatırdım, bacağını omzuma aldım. Yanlamasına girdim. Bu sefer yüzüne bakarak siktim. Türbanın altından saç telleri çıkmıştı. Yüzünü tuttum, öptüm. Diliyle dilimi yakaladı, emdi. O sırada sikmeye devam ettim.
Yorulduğumda üzerine çıktı. Bacaklarını iki yana açarak sikimin üzerine oturdu. Yavaş yavaş indi. Tamamen aldıktan sonra kalçalarını sallamaya başladı. Ellerini göğsüme koydu, ileri geri sürtündü. Göğüsleri sallanıyordu. Ben de kalçalarını tuttum, yukarı doğru ittim. O da hızlandı. Amı sikimin etrafını sıkıyordu. “Boşalma bana,” dedim. O da gülümsedi, daha hızlı zıpladı. Bir süre sonra titremeye başladı, tekrar boşaldı. Suları taşaklarıma aktı. Ben de o sırada kendimi tuttum. Onu indirip dizlerinin üstüne çöktürdüm. Sikimi ağzına verdim. Hâlâ amının suları üzerindeydi. Ağzına aldı, yaladı, emdi. Boğazına kadar indirdi. Ben de başını tuttum, birkaç kez boğazına vurdum. Sonra çıkardım, göğüslerine doğru tuttum. Kalın beyaz damlalar fışkırdı. Göğüslerine, boynuna, türbanının kenarına bulaştı. O da eliyle sıvazladı, diline sürdü, yuttu.
Biraz dinlendik. Su içtik. O hâlâ türbanıyla oturuyordu. “Çıkar mı?” dedim. “Hayır,” dedi. “Böyle istiyorsun diye.” Gülümsedim. Tekrar sertleşmeye başlamıştım. Onu koltuktan tutup duvara yasladım. Bacağını kaldırdım, arkadan girdim. Ayakta siktim. Her vuruşta göğüsleri duvara çarpıyordu. Ellerini duvara dayamış, inliyordu. “Daha derin,” dedi. Ben de kalçalarımı sertçe savurdum. Ter akıyordu sırtımdan. Bir elimi boğazına götürdüm, hafif sıktım. O da daha çok ıslandı. Amı ses çıkarıyordu her girişte. Uzun süre böyle devam ettim. Sonra onu tekrar yatağa attım. Bu sefer yüzüstü yatırdım, kalçalarını kaldırdım. Parmaklarımla amını açtım, dilimi soktum. Arkadan yaladım. O da yastığa gömmüş yüzünü, inliyordu. Dilimi klitorisine kadar uzattım, emdim. Parmaklarımı da soktum, üç parmak oldu. Genişlettim. Sonra tekrar sikimi dayadım, sertçe girdim. Bu sefer daha hızlı, daha sert. Yatak başlığı duvara vuruyordu. O da bağırıyordu artık. “Sik beni,” diye tekrarlıyordu. Ben de siktim. Taşaklarım amına çarpıyordu. Bir elimi saçına, türbanın üzerinden tuttum, geriye doğru çektim. Boynu gerildi. O pozisyonda boşaldı yine. Bacakları titredi, altını ıslattı.
Ben hâlâ boşalmamıştım. Onu sırtüstü çevirdim. Bacaklarını omuzlarıma aldım, katladım. Derin derin siktim. Göz göze. Türbanı yana kaymış, alnı terliydi. “İçime boşal,” dedi. Hızlandım. Son birkaç vuruşta kendimi bıraktım. Kalın damlalar amının içine aktı. O da kasılarak aldı. Bir süre öyle kaldık. Sikim yumuşarken içindeydi. Çıkardığımda akıntı yatağa süzüldü. O da parmağıyla alıp diline sürdü.
Temizlendik. Duşa girdik. Türbanını çıkarmadı duşta da. Sadece ıslattı. Sabunladım vücudunu. Göğüslerini, amını, kalçalarını. O da benim sikimi sabunladı, eliyle sıvazladı. Tekrar sertleşti. Duvarın kenarında, ayakta, arkadan bir kez daha girdim. Su akarken siktim. Sesler boğuk çıkıyordu. Bu sefer daha yavaş, daha uzun. Ellerimle göğüslerini sıkarak. O da geriye doğru itiyordu kalçalarını. Bir süre sonra yine boşaldım, bu sefer kalçalarının üzerine. Suyla karışıp aktı.
Dışarı çıktık. Havlulara sarıldık. O türbanını yeniden bağladı, düzgünce. Yatağa uzandık. Biraz konuştuk ama pek değil. Elleri sikimde geziniyordu. Ben de onun amını okşuyordum. Bir süre sonra yine sertleştim. Bu sefer o öne geçti. Beni sırtüstü yatırdı, sikimi ağzına aldı. Uzun uzun emdi, yaladı. Taşaklarımı dilledi. Sonra üzerine çıktı, ters oturdu. Amını yüzüme verdi, sikimi ağzına. Ben de dilimi soktum, yaladım. O da emdi. Karşılıklı. Bir süre böyle devam ettik. Sonra pozisyon değiştirdi, normal oturdu, sikti kendini. Ben de kalçalarını tuttum, yukarı kaldırdım indirdim. Göğüsleri yüzüme sallanıyordu. Birini ağzıma aldım. O da hızlandı. “Boşalacağım,” dedi. Ben de tuttum kendimi. O boşaldı, suları aktı. Ben de hemen ardından, içinde.
Gece ilerledi. Arada dinlenip tekrar başladık. Bir ara onu koltukta, bacakları açık, parmakladım. İki, üç parmak. Sonra sikimi soktum. Ayakta, oturarak, yan yatarak. Her pozisyonda denedik. Türbanı hiç çıkarmadı. Bazen terden yapışıyordu alnına. Ben de onu çekip düzeltiyordum. O da gülümsüyordu. “Senin için böyle,” diyordu. Sikim ağzındayken, amındayken, göğüsleri arasında. Bir ara göğüslerini birleştirip arasına soktum. Yukarı aşağı hareket ettirdi. Uçlarını yaladım o sırada. Sonra tekrar amına girdim.
Sabaha karşı yorgunduk. Son bir kez daha istedim. Onu yüzüstü yatırdım, yastık koydum karnının altına. Kalçaları havadaydı. Yavaşça girdim. Bu sefer tembel tembel, uzun uzun. Her girişte sonuna kadar. Ellerimle kalçalarını ezdikçe açılıyordu. O da inliyordu usul usul. “İçimde kalsın,” dedi. Ben de bıraktım. Son damlasına kadar. Çıkardığımda akıntı süzüldü bacaklarının arasından.
Temizlendik yine. Giyindik. O elbisesini giydi, türbanını düzeltti. Parayı çoktan almıştı. Kapıya kadar geçirdi. “Tekrar gel,” dedi. Ben de başımı salladım. Dışarı çıktım. Beşiktaş’ın sabahında, sokaklar henüz uyanmamışken yürüdüm. Bacaklarımda hâlâ onun kokusu vardı. Amının ıslaklığı, tükürüğü, teri. Türbanının kumaşının sürtünmesi ellerimde. O gece boyunca defalarca siktim onu. Ağzında, amında, göğüslerinde. Her seferinde türbanı başındaydı. İstediğim gibi. Beşiktaş’ta geçen o uzun gece, vücudumda iz bırakmıştı.
Eve döndüğümde yorgun düştüm ama aklımdan çıkmıyordu. Göğüslerinin ağırlığı avuçlarımda, amının sıkılığı sikimde, inlemeleri kulaklarımda. Birkaç gün sonra yine aradım. Aynı ses. “Gel,” dedi. Yine gittim. Bu sefer daha uzun kaldım. Öğleden sonra başladık, gece yarısını geçtik. Yine türbanıyla. Bu sefer biraz daha cesurdu. Beni bağladı, gözlerimi kapattı. Ağzına, amına, her yerine sürttü vücudunu. Sonra çözdü, üzerine çıktı. Saatlerce sürdü. Ara sıra mola verip su içtik, sigara yaktık. Sonra tekrar. Bir ara mutfakta, tezgahın üzerinde siktim. Bacakları açık, türbanı boynunda. Her vuruşta tezgah sarsılıyordu. Sonra salonda, halının üzerinde. Diz çöktürdüm, arkadan. Saçını, türbanını tuttum. Sert sert. O da bağırıyordu. Komşular duyar mı diye düşünmedim bile. O an sadece onun içinde olmak istiyordum.
Akşam yemeği bile yedik arada. O pişirdi, basit şeyler. Sofrada otururken ayağıyla sikimi okşadı. Sonra masanın altında ağzına aldı. Ben de yemeği unuttum. Kaldırdım onu, masaya yatırdım. Tabaklar kenara. Bacaklarını açtım, yaladım. Sonra siktim. Masa gıcırdadı. O da tırnaklarını masaya geçirdi. Boşaldık yine. Sonra yere indirdik, orada devam ettik. Gece boyunca odadan odaya. Banyoda, yatakta, koltukta. Her yerde. Türbanı hep başındaydı. Bazen ıslak, bazen kaymış, ama çıkmamış. Ben de istemedim çıkmasını. O haliyle daha çok tahrik oluyordum. Siyah kumaşın altında saçları, alnı, boynu. Gözleri. Dudakları sikimi emerken türbanın kenarı yanaklarına sürtünüyordu.
Bir ara onu kucağıma aldım, ayakta siktim. Bacakları belime dolanmış, kolları boynumda. Yürüyerek odanın içinde döndüm. Her adımda içindeydi. O da öpüyordu yüzümü, boynumu. Sonra yatağa düştük. Üstümde kaldı, hareket etti. Yavaş yavaş. Ben de kalçalarını tuttum. Göğüslerini emdim. Uçlarını dişledim. O da inledi. Bir süre sonra tempo arttı. Zıpladı. Amı şapırdıyordu. Ben de tuttum, boşaldım içinde. O da peşinden. Birlikte titredik.
Sabah oldu yine. Bu sefer daha geç ayrıldık. Kahvaltı bile ettik. O ekmek kızarttı, peynir, zeytin. Ben de yedim. Elleri hâlâ sikimde geziniyordu ara sıra. Kahvaltıdan sonra bir kez daha. Yavaş. Sabahın aydınlığında, perdeler aralıklı. Türbanı başında, vücudu çıplak. Güneş vuruyordu tenine. Ben de baktım uzun uzun. Sonra yaklaştım, öptüm. Boynunu, göğüslerini, karnını, amını. Dilimi gezdirdim. O da bacaklarını açtı. Yaladım usul usul. Sonra girdim. Bu sefer hiç acele etmeden. Her santimini hissederek. İçinde kaldım uzun süre. Hareket etmeden. Sadece nabız gibi. Sonra yavaş yavaş. O da sarıldı bana. Bittiğinde yine içinde boşaldım. Çıkarmadım hemen. Öyle kaldık.
Giyindim sonunda. O da. Kapıda öptü beni. “Yine gel,” dedi. Ben de “gelirim” dedim. Dışarı çıktım. Beşiktaş’ın sokakları kalabalıktı artık. Ama aklım hâlâ yukarıda, o odadaydı. Türbanlı haliyle, bacakları açık, beni bekleyen haliyle. O günden sonra birkaç kez daha gittim. Her seferinde aynı. Türbanı hiç çıkarmadı. Ben de istemedim. Her seferinde daha uzun, daha detaylı. Bazen sadece yalatırdım saatlerce. Bazen sadece sikerdim. Bazen ikisi birden. Elleri, ağzı, amı. Her yeri. Kokusu bulaşırdı elbiselerime. Eve gidince bile çıkmazdı üzerinden.
Bir gece özellikle uzun kaldım. Sabaha kadar. Defalarca. Yorgun düşene kadar. O da. En son, pencereden dışarı bakarken, ayakta, arkadan girdim. Şehir uyanırken. O da camı tutmuş, inliyordu. Ben de yavaş yavaş. Son boşalmam o şekilde oldu. İçinde. Sonra çıktım. Temizlendik. Ayrıldık. Ama aklımda kaldı. Beşiktaş’ta, o apartmanda, türbanıyla beni bekleyen o vücut. Her detayı. Göğüslerinin ağırlığı, amının ıslaklığı, dudaklarının sıcaklığı. İnlemeleri. “Daha sert,” “içime,” “durma” diye fısıldayışları. Hepsi.
Şimdi bile düşünsem sertleşiyorum. O geceyi, sonraki geceleri. Türbanının kumaşını parmaklarımın arasında. Saç tellerinin sızışını. Terini yalayışımı. Her şeyini. Açık açık, her şeyi yaptık. Hiçbir şeyi saklamadık. Ben istedim, o verdi. O istedi, ben yaptım. Saatlerce. Defalarca. Beşiktaş’ın o arka sokağında, o loş odada. Türbanı başında, vücudu çıplak. Benim altımda, üstümde, önümde, arkamda. Her pozisyonda. Her şekilde. Ağzında sikim, amında sikim, göğüslerinde sikim. Parmaklarım içinde, dilim üzerinde. Boşalmaları. Titremeleri. Islaklıkları. Hepsi aklımda. Net. Açık. Olduğu gibi.
Geçen salı akşamı işten çıktıktan sonra telefonuma Bahçeşehir Escort diye yazıp arama yaptım, çünkü o gün hiç kimseyle olmak istemiyo...
Başakşehir’in gece ışıkları altında yürürken cebimdeki telefon titredi. Az önce Başakşehir Escort diye arattığım listeden bir n...
Anadolu Yakası escort arayışım o akşam iyice dayanılmaz hale gelmişti. Telefonumda gece yarısını geçmiş saatlerde kaydırdığım ilanlar...
Alemdağ Escort arayışım o yağmurlu sonbahar akşamında başladı. İstanbul’un Avrupa yakasından Anadolu’ya geçip Ale...
Bayrampaşa’nın gürültülü caddelerinde otobüsten indiğimde aklımda yalnızca Bayrampaşa Escort vardı. Akşamüstü trafiği yoğunlaşm...
Bahçelievler’in gece ışıkları altında yürürken cebimdeki numara aklımı kurcalıyordu. Bahçelievler Escort diye aradığım kadın te...
Balat’ın dar ve taşlı sokaklarında yürürken aklımda tek bir şey vardı: Balat Escort. Akşamüstü güneş balıkçı teknelerinin üzeri...
Adalar Escort arayışım o yazın en ateşli günlerinde başlamıştı. İstanbul’un boğucu sıcağından kaçmak için Büyükada’ya git...
Dün akşam Bebek Escort arayışındaydım ve telefonumda Escort Bebek ilanlarını tek tek incelerken içimden bir ses bana...
Bahariye Escort arayışım o gece hiç aklımdan çıkmıyordu. Kadıköy’ün dar sokaklarında yürürken telefonumda daha önce kaydettiğim...